Sevilla : flamenco ateşi, boğa güreşi

La capital de España es Madrid pero Sevilla…es la capital del mundo” demişler bir vakit.Doğru mu? Ona yazıyı okuduktan ve şehri gördükten sonra karar vereceksiniz!

Başlıkta da olduğu gibi Sevilla, Flamenco dansının anavatanı.Bilindiği gibi aslında flamenko, İspanya’nın milli bir dansı değil yalnızca Andalucía dediğimiz İspanya’nın güneyindeki Endülüs Bölgesinin yöresel dansı diyebiliriz.Barcelona’da kültür dersleri alırken hocamız özellikle bu yanlışı yapmamamız konusunda bizi uyarıp konunun üzerinde uzunca durmuştu.

Sevilla’yı anlatmaya telaffuzuyla başlamak isterim.Çoğu kişinin yaptığı gibi bu şehrin adını yazıldığı gibi okumamak gerek.Çünkü İspanyolcada ‘v’ harfi ‘b’ olarak, ‘ll’ harfi ise ‘y’ sesi olarak telaffuz edilir.Dolayısıyla yazıldığı gibi okuyamazsınız, ortaya bambaşka bir şey çıkar.Artık öğrendiğinize göre doğru okuyacaksınız demektir!

Sevilla, dünyanın değil belki ama Endülüs Bölgesinin başkenti.İspanya’nın dördüncü büyük şehri, ticari anlamda da çok gelişmiş ancak denize kıyısı olan bir şehir değil.Gidip gördükten sonra şehrin tek eksiğinin deniz olduğunu düşünmüştüm çünkü.Ayrıca burası tarihi açıdan da oldukça önemli bir şehir.Nitekim Kristof Kolomb, Macellan ile birlikte uzun seyahatine burada bulunan Guadalquivir Nehrinden yola çıkmıştır.Dolayısıyla kendisinin mozalesi de buradaki Sevilla Katedralinde bulunmaktadır.

535840_10151658765429234_888118300_n
Kolomb’un mozalesi

Şehrin su kaynağı Guadalquivir Nehrinin ismi Arapçadan gelmekte.Arapça anlamı ‘geniş’ olan bu nehir 657 km uzunluğundadır.

Catedral de Salamanca, dünyanın en büyük gotik yapıdaki katedrallerinden biri.Gerçekten devasa bir katedral ve farklı meydanlara açılan birçok kapısı bulunmakta.Plaza de Triunfo ile Avenida de la Constitución arasında bulunan katedralin ve Sevilla’nın en büyük simgesi ise Giralda adı verilen kule. Bu kuleye tırmanıp şehri yukarıdan görmek şart sanırım.Ben gerçekten güzel fotoğraflar çekmiştim. Katedrale giriş ücreti 8 euro olup Giralda’ya çıkmak için ayrıca bir ücret ödemeniz gerekmiyor.Ancak bu yolun zorlu bir parkur olduğunu söylemem gerek.

547503_10151658762704234_1290599471_n
Avd. de la Constitución

Katedralin hemen yanındaki Plaza del Triunfo’dan Santa Cruz mahallesinin sokaklarını kaybolarak keşfedin derim.Ancak eğer yazın gidiyorsanız Sevilla ateşine dikkat! Dışarıda bulunduğunuz saatlere çok dikkat edin ve mutlaka yüksek faktörlü iyi bir güneş kremi sürün derim.

Katedralin bir diğer tarafındaki Avenida de la Constitución adı verilen geniş caddesindeki kafelerde vakit geçirip alışveriş yapabilirsiniz.Ben bu cadde üzerindeki iki Starbucks’ta da internet ihtiyacımı giderip flamenco ayakkabısı satan mağazalardan hatıra olsun diye bir çift flamenco ayakkabısı edinmiştim.Ayrıca kendinize veya yakınlarınıza hediye alacaksanız tercihinizi tişörtlerden yana kullanabilirsiniz kesinlikle.Gerçekten çok güzel esprili ve yaratıcı tişörtler var bu şehirde.

561550_10151658764674234_1158860027_n
Guadalquivir Nehri ve Torre de Oro

Yürüyerek Guadalquivir Nehrinin kıyısından Parque de María Luisa‘ya varılmalı ve oradan da geçilerek benim bayıldığım ve çok uzun vakit geçirdiğim Plaza de España‘ya geçilmeli. Burası kocaman bir yelpaze şeklinde inşa edilmiş, İspanya şehirlerinin isimlerinin yazılı olduğu mozaiklerle bezeli, yapay gölleri ve rengarenk çiçekleri olan muhteşem bir meydan.Burası 1929 yılında gerçekleşen İber Amerikan Fuarı için yapılmış ve bu organizasyona ev sahipliği yapmasının ardından simgesel bir anıt olarak kalmış. Yıllardır da turistler tarafından büyük rağbet görmekte.

971273_10151658764549234_27546495_n
Plaza de España

Buradan dönüşte yine nehir kıyısında köprüden karşı tarafa geçilerek Torre de Oro adı verilen şehrin simgesi olan nehir kıyısındaki kule görülmeli ve karşı tarafa geçmişken bu bölgedeki asıl Sevilla ruhunu yerel anlamda görmek adına Triana sokaklarında yürünmeli.Evlerin balkonlarında asılı olan çinili tabaklar gerçekten çok sempatik görünüyor.Ayrıca İstanbul’da tanıştığımız flamenko evinin sahibi olan iki arkadaşımız asıl flamenco dansını görmenin ancak yörenin yaşayan bilen insanlarıyla mümkün olabileceğini çünkü gece 2:00 – 3:00 gibi geç saatlerde bu dansı mahallede otururken aniden yapmaya başladıklarını ve o turistik gösterilerden tamamen farklı bir atmosfer olduğunu söylemişti. Ancak biz yalnızca sokakları gezmekle yetindik elbette.

995496_10151658765124234_1472701189_n
Tipik bir Sevilla balkonu

Bu mahalleden diğer tarafa geçişi de meşhur köprü Puente de Isabel II üzerinden yapın derim; köprünün hemen başında güzel bir matador heykeli de görebilmeniz mümkün.

Sevilla’ya gelmişken mahallelerde aslını izleyemediğiniz flamenconun gösterisini MUTLAKA El Palacio Andaluz‘da izleyin derim.Hayatımda izleyip de en çok etkilendiğim gösterilerden biriydi şüphesiz. Kaldığımız otelin aracılığıyla bilet rezervasyonumuzu sabahtan yaptırıp salına salına gidivermiştik buraya. Bir çeşit içki dahil gösteriyi izlemek kişi başı 20 euro idi.

999445_10151658760319234_206422597_n
La Giralda

Sevilla’da kaldığımız otelin yakınındaki Plaza Mayor’da bulunan Metropol Parasol de Encarnación adı verilen modern yapı, şehrin klasik mozaiği içinde büyük bir tezat oluşturmakta ancak özellikle gece ışıklandırmasıyla mutlaka görülmeli. Hemen yakınındaki Bar La Sureña‘da ise cubo de cinco botellines içilmeli 😉

Şehrin biraz daha dışında yer alan ancak 20 dakikada yürünebilen Plaza de Armas’ı geçip nehir kıyısındaki Plaza de Toros da mutlaka görülmeli. Burada bir boğa güreşi arenası bulunmakta.

1005216_10151613530939234_1023044428_n
Plaza de Doña Elvira

Real Alcazar adlı sarayı da gezmek farz elbette Sevilla’ya kadar gelmişken.Burası kralların uzun yıllar yaşadığı ve Arap mimarisinin güzel bir örneğini yansıtan bir saray.Açıkçası ben Arap kültüründen de mimarisinden de çok hoşlanmadığım için öyle bayıla bayıla anlatamayacağım.Ancak gitmişken görülmeli tabii.

1004693_10151658766469234_1207418713_n
Real Alcazar

Sevilla’da kahvaltılarınızı mutlaka Calle Sierpes üzerindeki La Campana adlı tarihi pastanede yapmalısınız.Hem kahveleri hem de her türlü yiyeceği, şekerden çikolataya muazzamdı; yemeye doyamadık.

Sierpes üzerinden devam edip ulaşabileceğiniz Plaza del Duque de la Victoria’da ise İspanya’nın Boyner’i veya YKM’si diyebileceğimiz zincir mağazası El Corte Inglés bulunmakta.Hem hediyelik eşya hem de normal alışverişleriniz için buraya uğrayabilirsiniz.Özellikle indirim zamanını yakalarsanız, şanslısınız demektir 😉

1097953_10151658759984234_1311184616_n
Güzel tişörtler 🙂

Nereleri görelim?

* Catedral de Sevilla

* Barrio de Santa Cruz (barrio de los judios)

* Parque de María Luisa

* Plaza de España

* Torre de Oro

* Plaza de Toros

* Barrio de Triana

* Puente de Triana

* Puente de Eiffel Triana (EXPO ’92)

1157410_10151657832254234_131192933_n
Tablao de Flamenco en El Palacio Andaluz

Nasıl gelelim?

Madrid üzerinde, meşhur Atocha Tren İstasyonuna gidip Renfe AVE yani hızlı tren ile 2 buçuk saatte Sevilla’ya varabilirsiniz.İneceğiniz istasyonun adı ise ‘Santa Justa’.Neden tren derseniz, en pratik ve hızlı ulaşım böyle sağlanıyor.Ancak Sevilla da ulusal bir havaalanı da bulunuyor.Yurtdışından gelemeseniz bile dilerseniz Madrid üzerinden uçakla da ulaşabilmeniz mümkün.Özellikle İspanyolların Pegasus’u dediğim Vueling‘i tavsiye ederim İspanya içi uçuşlar için.

1150347_10151658761154234_607247728_n
Hotel Alfonso

Nerede kalalım?

Öncelikle nerede kalmayın kısmına değinmek isterim nitekim bizim için tam bir kabustu bu hostel! Hostal Lis denen minik hostelde sakın konaklamayın! Ne kapısı kapı, ne çalışanları adam ne de odaları oda! Her şey olumsuzdu.Ancak iki gecelik rezervasyonu önceden Booking’ten yapıp ödemeyi gerçekleştirdiğimiz için ilk geceyi orada geçirmek zorunda kaldık.Ertesi gün paramızın yanmasını da göze alarak otelden ayrıldık ve harika bir otel bulduk çok uygun fiyata : Hotel Sevilla. Burası şehrin göbeğinde iki yıldızlı bir otel.Üstelik çalışanları da çok sempatik. Dilerseniz ek ücret ödeyerek kahvaltılarından da yararlanabiliyorsunuz. Çok zengin olmasa da kahvaltıları açık büfe, belirteyim.

1173889_10151658762464234_1855985231_n
Plaza de Triunfo

Nerelerde yiyelim, içelim?

Tapas için mutlaka Bar Eslava‘yı ziyaret edin.Plaza de las Hercules yakınındaki Calle Esclava’da konuşlanmış salaş ve minik bir bar kendisi.Deniz ürünleri yoğunlukla servis edilmekte.

Kahve içmek için tarihi Hotel Alfonso‘ya mutlaka uğrayın.

Kahvaltılarınızı her gün La Campana‘da yapın.

Sevilla’nın en eski barı olan Bar Rinconcillo‘da bir bira için.

Güzel patatas bravas istiyorsanız Santa Cruz mahallesindeki Bar El Rincon de Murillo‘yu mutlaka ziyaret edin.Biraz karmaşık ama Calle Lope de Rueda’yı bulursanız tamamdır!

Keyifli vakit geçirmek için Plaza de la Encarnación’daki La Sureña‘ya yolunuzu düşürün; ancak gece 00:00 itibariyle kapatıyorlar unutmayın.

45413_10151613529729234_207239126_n
Sevilla tarzında hediyelikler

Birkaç kısa not : 

* Sevilla inanılmaz sıcak! Ben hayatımda böyle bir sıcak görmemiştim açıkçası.Anlatılmaz yaşanır gerçekten.O nedenle mutlaka güneş kremi sürün ve mümkünse siz de İspanyollar gibi siesta saatlerinde siesta yapın da başınıza güneş geçmesin.Tabii yazın gidiyorsanız.

* Şehir merkezinden havaalanına gitmek için Plaza de Armas’tan geçen havaalanı otobüsüne binmeniz gerekiyor.Kişi başı bilet ücreti 4 euro.

* Santa Justa Tren İstasyonundan şehir merkezine yürüyebilmeniz mümkün  ancak çantalarınız varsa zorlamayın ve bir taksiye binin.Çok fazla tutmayacaktır.

* ‘Azulejo’ burada çok duyacağınız ya da göreceğiniz bir kelime.Anlamı mozaik.

* Sevilla’da bisiklet yoluna ayrılmış olan alan oldukça geniş.O nedenle bisiklet kiralayarak da çok keyifli vakit geçirebilirsiniz.Zaten burası bisikletle dolaşılacak en iyi 4. şehir dünyada.

http://www.quiquecicle.com

http://www.rentabikesevilla.com

http://www.bicibike.es

* Plaza de las Hercules’teki antik kalıntılar da mutlaka görülmeli.

* İspanya’ya ilk domates, patates ve tonlarca altın burada bulunan limandan girmiş 🙂

* Plaza de Doña Elvira’daki mozaikli banklarda mutlaka oturun.

* Romantizm akımının ünlü İspanyol şairi Gustavo Adolfo Bécquer Sevilla doğumludur.Şiirleri çok güzeldir gerçekten :

“…Volverán las oscuras golondrinas 
en tu balcón sus nidos a colgar, 
y otra vez con el ala a sus cristales 
jugando llamarán…”

Bécquer – Rimas

* Flamenco izlemeyi unutursanız geri dönün bu şehre!

1069863_10151615570669234_683835920_n
Plaza de España

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s